Greatking
Admin
Discord
greatking
- Katılım
- 12 Yıl 9 Ay 27 Gün
- Mesajlar
- 494
- Tepkime puanı
- 416
- Puanları
- 63
- Yaş
- 38
- Cinsiyetiniz
- Bay
- Şube
- Bursa
Kingdom Come: Deliverance II, övgüyü hak eden ama herkese aynı şekilde açılmayan oyunlardan biri. İlk birkaç saatte size güç fantezisi vermek yerine, dünyasını öğrenmenizi ve kendi ritmine uyum sağlamanızı bekliyor. Bu yaklaşım doğru oyuncuda çok güçlü bir karşılık buluyor; yanlış beklentiyle girildiğinde ise yorucu hissedebiliyor.
Oyunun en etkileyici yanı, ortaçağ atmosferini sadece görsellikle kurmaması. Görev akışı, karakter ilişkileri, ekipman hissi ve dünyadaki gündelik düzen birleşince gerçekten "orada yaşıyormuşsun" duygusu oluşuyor. Rol yapma tarafı da yalnız diyalog seçiminden ibaret kalmıyor; neye hazırlandığınız, nasıl konuştuğunuz ve nasıl dövüştüğünüz oyun tarzını görünür biçimde etkiliyor.
Bu oyun hızlı ödül dağıtan, sürekli tempo yükselten bir yapıda değil. Öğrenme eğrisi zaman zaman sert hissediliyor. Dövüşü, ilerleme sistemi ve genel tempo oyuncudan sabır istiyor. İşte kırılma noktası da burada: eğer siz daha akıcı, daha doğrudan ve daha az sürtünmeli bir açık dünya RPG beklerseniz, KCD2 bazı anlarda bilerek sizi zorlayan bir oyun gibi gelebilir.
Son destek güncellemeleri oyunun teknik tarafını daha rahat hâle getirmeye başlamış durumda. Özellikle 1.5.2 ve 1.5.3 çizgisinde hata düzeltmeleri, bazı takılma noktaları ve donanım uyumluluğu tarafında yapılan işler, bugün oyuna girecek oyuncu için ilk haftalara kıyasla daha toparlanmış bir tablo oluşturuyor.
Kingdom Come: Deliverance II bence övgüsünü boşa almıyor; ama en güçlü tarafı herkesi aynı biçimde memnun etmesi değil, doğru oyuncuya çok kuvvetli bir deneyim vermesi. Bu yüzden oyuna yaklaşırken beklentiyi "ortaçağ aksiyonu"ndan çok "sabır isteyen ama karşılığını veren rol yapma deneyimi" olarak kurmak daha doğru.
Güçlü tarafları
Oyunun en etkileyici yanı, ortaçağ atmosferini sadece görsellikle kurmaması. Görev akışı, karakter ilişkileri, ekipman hissi ve dünyadaki gündelik düzen birleşince gerçekten "orada yaşıyormuşsun" duygusu oluşuyor. Rol yapma tarafı da yalnız diyalog seçiminden ibaret kalmıyor; neye hazırlandığınız, nasıl konuştuğunuz ve nasıl dövüştüğünüz oyun tarzını görünür biçimde etkiliyor.
- Tarihsel atmosfer çok güçlü
- Görevler düz koridor mantığına saplanmıyor
- Karakter gelişimi ve ekipman hissi tatmin edici
- Dünya, oyuncunun küçük kararlarını bile ciddiye alıyormuş gibi duruyor
Herkese hitap etmeyen tarafları
Bu oyun hızlı ödül dağıtan, sürekli tempo yükselten bir yapıda değil. Öğrenme eğrisi zaman zaman sert hissediliyor. Dövüşü, ilerleme sistemi ve genel tempo oyuncudan sabır istiyor. İşte kırılma noktası da burada: eğer siz daha akıcı, daha doğrudan ve daha az sürtünmeli bir açık dünya RPG beklerseniz, KCD2 bazı anlarda bilerek sizi zorlayan bir oyun gibi gelebilir.
- Başlangıç temposu herkesi hemen yakalamıyor
- Sistemlerin bir kısmı alışma süresi istiyor
- Konforlu güç fantezisi yerine kontrollü ilerleme sunuyor
Yama ve teknik tarafta son durum
Son destek güncellemeleri oyunun teknik tarafını daha rahat hâle getirmeye başlamış durumda. Özellikle 1.5.2 ve 1.5.3 çizgisinde hata düzeltmeleri, bazı takılma noktaları ve donanım uyumluluğu tarafında yapılan işler, bugün oyuna girecek oyuncu için ilk haftalara kıyasla daha toparlanmış bir tablo oluşturuyor.
Kimler için doğru seçim olur?
- Sabırlı tek oyunculu RPG sevenler
- Tarihsel dünya kurulumunu fantastik güç gösterisine tercih edenler
- Görev çözerken kendi yöntemini üretmeyi sevenler
Kimler uzak durabilir?
- Hızlı açılan açık dünya oyunlarını tercih edenler
- Dövüş ve ilerleme tarafında daha akıcı yapı isteyenler
- İlk saatlerde oyunun kendini tam açmasını beklemek istemeyenler
Kingdom Come: Deliverance II bence övgüsünü boşa almıyor; ama en güçlü tarafı herkesi aynı biçimde memnun etmesi değil, doğru oyuncuya çok kuvvetli bir deneyim vermesi. Bu yüzden oyuna yaklaşırken beklentiyi "ortaçağ aksiyonu"ndan çok "sabır isteyen ama karşılığını veren rol yapma deneyimi" olarak kurmak daha doğru.